‘Digital Marketing’ Kategorisi için Arşiv

 Beta Küresel Satış Müdürü sayın Ümit Ünker, Sun Plaza’da oldukça keyifli bir networking etkinliği düzenledi. Etkinlikte Beta Küresel COO’su Fatih Özen’in dijital pazarlama ile ilgili tablet bir semineri vardı. Bu güzel etkinlik ve seminerden ötürü her ikisine de teşekkür ediyor, dijital pazarlamanın “abece”si ve adımları maiyetindeki bu seminerde tuttuğum notları buradan paylaşıyorum;

 DİJİTAL PAZARLAMA ADIMLARI

1-ACQUİRE (ELDE ETMEK) Faaliyetleri;
SEO
PPC ARAMA MOTORU REKLAMLARI
EMAİL PAZARLAMA
SOSYAL MEDYA PAZARLAMASI
GELİR ORTAKLIĞI (AFFİLİATE MARKETİNG)
İNTERAKTİF KARŞILAŞTIRMA
REKLAM ORTAKLIĞI
2-CONVERT (KAZANMAK)
Kullanılabilirlik ve erişilebilirlik; müşteri tipine göre kişiselleştirme, ödeme seçenekleri fazlalığı gibi optimizasyonlar,

Müşteri karar destek mekanizması
İçerik yönetimi
Müşteri segmentlerini belirleme kişiselleştirme ve hedefleme
Ödeme seçenekleri
Siteiçi arama özelliği

3-MEASURE & OPTİMİZE (ölç ve uygun hale getir)
web analytics
site başarı kriterlerinin rakiplerin kriterleriyle karşılaştırılması
online panel ve anketler
a/b test, çok değişkenli test

4-RETAİN & GROW (mevcutu koru ve büyü)

mevcut müşteri memnuniyeti
iyi müşteri hizmeti sunma
email marketing
dinamik fiyatlandırma stratejileri
kişiselleştirme
gruplar oluşturma

Mobil bazlı faaliyetler;

Mobil pazarlama
sms/mms
mobil kuponlar
mobil siteler
mobil oyunlar
mobil uygulamalar
konum bazlı servisler
mobil ticaret
mobil search
qr kod

 

Elbette bu faaliyetlerin her biri birer yazı konusu, ama “to do list” şeklindeki bu özet, girişimciler için bir kontrol listesi olmalı.

                      “Her şey eğlenceli olabilir ve eğlenceli davranış tekrar eder.”


Gönülsüz çalışan bir insan “x” kadar katma değer sağlıyorsa isteyerek çalışan bir insan “2x”, hırsla, yarışarak çalışan bir insan ise “4x” değer sağlayabilir. Gamification / Oyunlaştırmanın amacı ise son iki maddeyi birden sağlayıp 8x değer ve daha da önemlisi bunun sürekli olmasını sağlamak.

      Gamification / oyunlaştırma dediğimiz hadise sıradan işlere oyun kurgusu ve grafikleri ekleyerek eğlenceyi, kullanıcı kıyaslamalarını ekleyerek  rekabeti sağlamak.

     Sadece bilişim ya da pazarlama sektöründe değil hayatın her alanında kullanılabilecek bir konu. Bu yüzden bu alanda yapılabilecekler hayal gücüyle kısıtlı olsa da kullanılan temel prensipler hemen hemen aynı;

*Skorbord

*Rütbe

*Level

*İlerleme çubuğu
*Kullanıcılar arası rekabet
*Sanal para birimi

*Diğer aktivitelerin içine küçük oyuncuklar yerleştirme
*Ödüllendirme, alışveriş,ticaret, hediyeleşme, değiş-tokuş sistemleri

Bu bilgiler ışığında aklımıza ilk gelen örnek Foursquare oluyor. İnsanların sinir bozucu olmak pahasına her gün öğle yemeğini yedikleri yerde “check in” yaptırmalarının altında o mekanın “mayor”u olmak motivasyonu var elbette. Pek çok forum sitesinde kullanılan rütbelendirme çeşitlerine de çoğumuz aşinayız.

En basitinden linkedin’de bile profil güncellemeyi teşvik için şöyle bir progress bar mevcut;

Canımız ciğerimiz wordpress  bu mevzudan da geri durmamış tabii ki. Ama ben oyunlara kışkırtmalara gelmiyorum efendi efendi haftada bir yazıyorum 🙂

Wolksvagen fun theory kampanyasıyla bu konunun en önemli destekçilerinden.

Bu videoda oyunlaştırmanın insanları geri dönüşüme nasıl teşvik ettiğini göreceksiniz;

“Dünyanın en derin çöpü” uygulaması sayesinde çöp kutusunda normalinin 3 katı çöp toplandı;

Bunu sanırım çoğumuz önceden görmüştü; yürüyen merdiven yerine sağlıklı yaşamı teşvik eden piyano merdiven;

Benim favorim ise Japonya’dan geliyor. Sega, pisuvarlara yerleştirdiği sistemle tuvaletlere yeni bir boyut katmış. Sistemde 4 çeşit oyun var; birinci oyun idrar ile resim çizme, yazı yazma oyunu. ikinci oyun idrarın şiddetini ölçme oyunu. Önceki basınçlarla kendi basıncınızı karşılştırabiliyorsunuz. Üçüncü oyun zaman oyunu. Yine sizden önce yapanlarla, kendi sürenizi karşılaştırabiliyorsunuz. Dördüncü oyun ise çoklu oyunlar. Aynı anda işinizi gördüğünüz kişilerle basınç, uzunluk veya ekranda görünen hedefi vurma yarışması yapabiliyorsunuz.

Bu konudaki kayda değer gelişme ve uygulamalara ilerde değineceğim.

Bir sıvı silici firması tipp ex… Sıvı silici kelimesini bulmak için internetten birazcık araştırma yaptım zira 90 öncesi doğan nesil olarak “Daksil” diye biliyoruz kendilerini. Hani şu yalnızca dönem ödevlerinde  hatırladığımız, “hoca ödevlerde daksil kullananın notunu kırıyormuş”  tedirginliğindeki kırtasiye malzemesi.

Tipp ex’in youtube üzerinden başlattığı interaktif takeover kampanyasına şahit oldum geçtiğimiz ay. Diğer konulardan bu kampanyaya sıra gelene kadar video 9.000.000 izleyiciye ulaştı bile.

Olay örgüsü basit, avcı ve ayı arkadaşlar doğum günü partisi kutlarken dünyaya meteor çarpmak üzere olduğunu görür ve avcı bir tipp ex bularak videonun yılını değiştirmemizi ister. Böylece meteordan kurtulur ve maceradan maceraya ışınlanırlar.

Yılları teker teker girmekten imtina edenler için kısaca yazayım;

-10000000 Dinazor çağı
-999999 taş devri
-2000  Eski Mısır çağı
0 Hz.İsa’nın doğumu
100 Roma
500 Ortaçağ
1492  Amerika’nın keşfi
1776  Rönesans çağı
1800  Vahşi Batı
1912  Stan & Ollie
1914 Birinci dünya savaşı
1930 Büyük buhran
1939 İkinci dünya savaşı
1955 Elvis
1960 Çiçek kuşağı
1969 Aya çıkış
1972 – Parti
1980 – İlk Pc oyunu
1985 – Grafiti
1989 – Berlin duvarı (Duvarı yıkmak için zaman göstergesini koçbaşı gibi duvara vurmalısınız)
1990 – Amerikan dizi klişeleri
2000 – Milenyum kaos beklentisi
2001  İkizkuleler saldırısı
2003 – Terminator
2004-Facebook
2005-Youtube
2007-iphone devrimi
2009- mezarlık (twilight furyasına yordum)
2013-uzaylı istilası
20.000 – big bang

2010 yılında çıkan bir önceki kampanyaya ise burada ulaşabilirsiniz;

tippexperience shott the bear;

Kampanya’nın üreticisi, Fransız reklam ajansı Buzzman ekibini bu kaliteli ve eğlenceli kampanyasına on puan veriyorum.