Mesajlar Etiketlendi ‘armain technology’

Kobimaster endeavor

Kobimaster

Geçtiğimiz haftalarda, Ben Rooney’in Wall Street Journal’da Türkiye ile ilgili yayımladığı yazıyı okudum.
Ben Rooney;
“Akdeniz kıyısında yapılan Startup Konferansında, içten içe şu söyleniyordu; artık daha az konuşma, daha çok hareket lazım. Her ülkede bir ulusal şampiyon gerekli, Finlandiya’nın Rovio’su var (Angry Bird’ün yaratıcısı şirket), İsveç’in Spotify’ı var. Ya Türkiye’nin nesi var?” diyordu.

Bu sorunun yankısı bitmeden güzel haber Atina’dan geldi. 11-13 Mart tarihleri arasında Atina’da düzenlenen Uluslararası Endeavour Panelinde Kobimaster Girişimci Firma seçildi.

Kobimaster, e-ticaret yapan firmalara gerekli e-ticaret siteleri ve otomasyon / entegrasyon altyapıları sağlayan, Armain Technology tarafından geliştirilen bir yazılım.

Endevaour, uluslararası sermayedarlardan oluşan bir girişimci ağı. Düzenlediği organizasyonlar ile seçtiği girişimleri ağına dahil ederek üye girişimciler ile sektörün önde gelen duayen ve yatırımcıları arasında danışmanlık, networking ve finansal köprüler kuruyor.

Kobimaster, dünyanın en gelişmiş yazılım altyapılarından biri olduğunu ispatlamış bir ürün.
Bu koşullar altında uluslararası bir mentor desteği ile Kobimaster’ın dünyada büyük başarı sağlayacağını düşünüyorum. Third party yazılımlarla ve global/yerel ortaklarla güçlendirilebilecek webservis yapısı şu anda bile mevcut. Özellikler anlamında ise yurtdışında bile yeni kullanılmaya başlayan eticaret trendlerini kullanıcılarına sunan bir yazılım. Türkiye’de kendi sektöründe başvuran diğer firmalar olmasına rağmen sadece Kobimaster’ın seçilmesinde bu etmenlerin payı olduğunu düşünüyorum.

Dünyaca çapındaki e-ticaret sitelerinde bir Türk şirketinin imzasını görmek sizi de gururlandırmaz mı?

Reklamlar

Bazı moda buzzwordlerin etrafında kümelenip haddinden çok daha fazla önem atfetmeyi seviyoruz. Sanırım genel olarak uçlarda gezmeyi seviyoruz, omuzlarda karşılanan yabancı futbolcunun sezon sonunda yuhalanarak gönderilmesi gibi diğer konularda da aşırı önem atfedip akabinde hayal kırıklığına uğradığımız oluyor. Örneğin sosyal medya bir dönem pazarlama dünyasının merkezine oturtulmuş, etkinlikler “sosyal medya aşağı sosyal medya yukarı”ya dönmüşken daha sonra herkes “sosyal medya balonu”nu konuşmaya başladı.

Neden herşeyi olduğu gibi kabul edemiyoruz, sosyal medya, pazarlama faaliyetleri için ücretsiz (veya ucuz) bir destekçidir. Ama o kadar. Pazarlama dünyasının sahte mesihi olmasının tek suçu etkisizliğinden değil aşırı önem atfedilmesinden diye düşünüyorum.

e-ticarette sosyal medyanın etkisi %1

Forrester araştırmasına göre online alışveriş yapan kullanıcıların %1’inden daha azı sosyal medya (facebook, twitter,pinterest vb) üzerinden satış sitesine ulaşıyor.

geleneksel yöntemler ve e-posta daha etkili

Forrester, 1-14 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen 77 bin online satın almayı analiz ediyor ve şirketlerin pazarlamada sosyal medya kanalları yerine e-posta ve geleneksel yöntemlere odaklanmalarının çok daha kazançlı olacağını duyuruyor.

Araştırma mailingci – sosyal medyacı kavgasının bir roundu mudur bilemiyorum ama sosyal medyanın “pazarlama” aracından “satış” aracına dönmesi fikrinin ne kadar tutacağını f-ticaret girişimlerinin performanslarıyla göreceğiz.

BKM Express

Kredi kartı numarası konusunda muhafazakar olan insanlar için alternatif ödeme sistemleri iç rahatlatıcı bazen de fonksiyonel olsa da hala internet ve online alışveriş alışkanlığı üst düzeyde olan insanlara hitab ediyor. Doğrudan kredi kartı numarası vermek yerine sanal cüzdan kullanmanın en bariz avantajı sanal/fiziksel pos’un mevzu bahis olmadığı c2c satışlarda ortaya çıkıyor. Özellikle de yurtdışındaki insanlara bir şeyler satıyorsunuz tek alternatifiniz diyebilirim.

bkm express nasıl kullanılır?

bkm express nasıl kullanılır?

 

Bu sistemlerin içinde en bilineni paypal. 2008’de yurtdışına satış yaptığım dönemlerde paypal’ın bu konuda oldukça yardımı olmuştu. Paypal’ı kullanmaya bıraktığımda hesabımın şifresiyle birlikte az bir miktar parayı da uzunca bir süre içinde unutmuştum. Paypal hesabıma tanımlı banka hesabımı da kapattığım için o parayı hiç çekemedim. .Belki paypal merkez ofisiyle telefon ederek açmam mümkündü ama o zamanlar merkezi İskoçya’daydı  ve 50$ için o kadar uğraşıp uluslararası hattan dert anlatmayı pek fizibil bulmamıştım.

Bankalararası Kart Merkezi dijital cüzdan olarak yabancı sistemlere bir alternatif geliştirdi, adı bkm express. Bence en büyük avatajı olası sorunlar ya da chargeback durumlarında daha ulaşılabilir olması. Örneğin 2008’de başıma gelen olayda bkm express kullanıyor olsaydım kendime muhattap bulup sorunu çözebilirim.

Bankalar Arası Kart Merkezi’nin 21 Haziran’da tanıttığı sistemin anlaşmalı bankaları; Ziraat Bankası, Akbank, Vakıfbank, , Garanti Bankası, ING Bank, İş Bankası, TEB, Finansbank ve Yapı Kredi Bankası.

bkm express'in avantajları

bkm express ne işe yarar

BKM Express’in avantajları neler?

BKM Express’in diğer ödeme sistemlerine göre en büyük avantajı taksitli ödeme seçenekleri bana kalırsa. Bundan sonra puan kazanma ve kampanyalar geliyor. Kayıt sırasında kart numarasının hepsini değil de bir kısmını istemesi, telefon numaranızı kart bilgilerinizden alarak sms ile şifre göndermesi daha başlangıçta güvenilir bir izlenim veriyor. 3D secure ve ortak pos uygulamasını birleştirmeleri mantıklı.

BKM Express e-ticaret’e ne katacak?

BKM’nin öncelikli amacı, internet üzerinden alışveriş yapan tüketicilerle sanal pos kullanarak internetten satış yapan siteleri bir araya getirerek aradaki ilişkiyi daha güvenli ve kolay hale getirmek. Tüketiciler için en büyük kolaylığı üye iş yerleriyle alışveriş yaptığı zaman her defasında kart bilgilerini girmekten kurtulması.

e-ticaret girişimcileri için şunu da hatırlatmadan geçmeyelim, bkm express  sanal pos’a alternatif değil zira sanal posunuz olmadan bkm express’e başvuramıyorsunuz.

Güvenli alışveriş ama nasıl?

Alışveriş anında, bkm express’in bankalara gönderdiği kısmi kart bilgileri sonucunda işlem gerçekleşiyor ve cep telefonunuza gelen mesajla birlikte onaylayarak süreci tamamlıyorsunuz. Böylece sizden başka hiç kimse express hesabınızı kullanamıyor. Üstelik bu sistem ücretsiz.

Üye iş yerleri

BKM Express’e şimdilik Ereyon, Çiçeksepeti, e-bebek, Genpa ve Yakala.co olmak üzere 5 şirket üye. Ancak BKM Ödeme Araçları Ürün Müdürü Okyar Tahaoğlu’nun açıklamalarına göre çok yakında Biletix, Bimeks, Bonubon, Ets Tur, Evoria, Hediyeciniz, Kliksa,Koçtaş, Markafoni, Migros, Morhipo, My Bilet, Pera Butik, Teknosa, THY ve Yeniçarşım gibi şirketler de dahil olacak. Temassız ödeme ve daha da önemlisi para transferi gibi konularda da pek çok özelliği kullanıma açacaklarını ifade ediyorlar. Para gönderme özelliğinin 2013’e kadar ekleneceğini genel müdür Soner Canko açıkladı.

Bankaların reklam ve tanıtım gücü bkm express’i Türkiye’de ilk ikiye sokabilir ama şimdiye kadar yurtdışına yönelik hiç bir hedeflerini açıklamamaları, hedeflerini Türkiye ile kısıtlı tuttukları gibi bir intiba bıraktı bende. Belki de kademe kademe ilerlemek ve yurtdışına açılmak için Türkiye’de hakimiyet kurmayı bekliyorlardır ama bu stratejiyi güden Yandex’in Google karşısında ne durumda olduğunu hatırlatırım.

Sanıyorum pek yakında sendikacı aktör Mehmet Ali Alabora’yı yeniden ekran  karşısında görmeye başlayacağız.

Bkmexpress.com.tr adresinden siz de üye olabilirsiniz.

Thomas Savery, buharın itiş gücünü ticari amaçları için kullanmayı akıl ettiğinde bu yolun sonunun atsız arabalar, insansız dokuma tezgahları ve iki dünya savaşıyla devam edeceğinin farkında mıydı acaba? Bu iki dünya savaşı ve bir soğuk savaşın sonunda serbest piyasa, “bırakınız yapsınlar”cı “özgür dünya” diyalektikten sağ çıkan taraf oldu. Marks’ın çok güvendiği denklemleri pek çok temel değişkeni analiz edemediği için başarısız birer fütürolojiden öteye gidemedi. Günümüz kapitalist sistemi, temel prensipleri açısından ne o dönemdeki rakipleri ne de neolitik çağdan çok farklı değil aslında.  Kilosuna 2.5 lira verdiğimiz domatesin yalnızca 25 kuruşu köylünün cebine girdiğine göre tarıma başladığımız 12.000 yıldan beri köylü sömürüsünün ötesine hala geçememişiz…

Kıtlık zamanlarında gıda fiyatlarının daha da tırmandırılması için tüccarlar tarafından Haliç’e kasa kasa dökülen  sebze meyveler geride kalmış olsa da köylünün tarla tapanı traktörü yabancı bankaların ipoteğine gün be gün giriyor. El sanatları ve zanaatkarlık günden güne ölürken  katkılı koruculu gıda ürünlerinden başka neredeyse alternatif yok. Üreticiden tüketiciye kadarki zincirde on tane tedarikçi ve komisyoncudan geçerek fiyatları şişiyor.

Üreticiden tüketiciye uzanan zincirde aracıların kaldırılması, hiç değilse azaltılması daha önceden denenmemiş bir şey değil aslında. Kabzımalların tekel oluşturup satamadıklarını çöpe atmak pahasına sebze fiyatlarını karaborsaya çekmeleri sonucunda dönemin İstanbul valisi sebze tedarikçilerini toplayarak fiyatları düşürmezlerse, Anadolu’dan kamyonla sebze alıp uygun fiyata sokaklarda satmakla tehdit etmişti. Daha da kötüsü bu tehdidini gerçekleştirmek zorunda kaldı. Bu olaydan sonra kurulan semt pazarlarından zamanla köylüler kovularak rantiye düzeninin bir parçası haline geldi. Köylü pazarı olmaktan çıkarak metrekaresi bin dolarlara kiralanan tezgahlara dönüştü. Detone tonla haykırılan kulak eziyeti de cabası…

Aynı dert diğer pek çok sektörde de geçerli. İstanbul’da aylığı 1.000 liralık  çürümüş ahırların sorumlusu da aynı komprador zihniyet. Pek çok yerde emlak kartelleri evlerin kiralarını ederinin 100-200 tl üzerine şişirip öyle veriyor. Her sektörde al-satçı zihniyet girdiği yerin fiyatlarını fahişe çeker, türlü oyunlarla bazen de maddi zayıflıklarını istismar ederek  insanların mamüllerini ölü fiyata almaya çalışır. Gerektiğinde el birliği ederek halkın ensesinde yumruk gibi tekelini oluşturur, dürüst satıcıyı pazardan kovar.

Tahtakale mantığı iflas edecek

Bilirsiniz “Tahtakale esnafı”  terimi vardır dilimizde. Ortadoğu tüccarlığının bu tipik örneğine sadece Tahtakale’de değil herhangi bir yerde rastlayabiliriz. Birşeyin fiyatını sorduğunuzda cevap vermeden önce şööyle baştan ayağı süzmesinden sonra tipinize göre bir fiyat çekmesinden ilk bakışta ele verir kendini. Çeyiz almaya giden çiftlerin siparişleri arttıkça gizliden gizliye fazla fiyat çeker. Yani 1 liralık bir şeyden 20 tane alınca mantıken indirim olması gerekirken insanların saflığından faydalanarak daha fazla fiyattan satar. Fatura kesmez, fatura isteyen müşteriden ekstra ücret ister. Kısa vadeli çıkarlarını düşünür. Müşteri memnuniyeti falan zaten hak getire. Bundan yıllar yıllar önce bir arkadaşımla saatlerce dolaşarak bin pazarlıkla aldığım, “heheh çok gezdik ama ucuza kapattık” derken aynı çadırı internette daha ucuza görünce anlamıştım Ortadoğu tipi ticaret mantığının hakkından yalnızca e-ticaretin geleceğini…

Çare e-ticaret’te!

Küresel gıda krizleri her defasında  küresel yatırımcıların gıdaya yatırım yapmalarından sonra oluşur. Pirinç krizini belki hatırlarsınız, zengin amcalar paralarını pirinç stoklarına yatırınca depolara hapsedilmiş  milyonlarca ton pirinç, fiyatları kısa sürede %20’nin üzerinde arttırıldıktan sonra satıldı. Fakir halkın aç karnını doyurmak için akın ettiği bir avuç pirinç küresel zenginlerin emtia fonlarını şişirdi. Bu yüzden üreticiden tüketiciye doğrudan kanalların açılması şart.

Gelir adaletsizliğinin olduğu, zenginin çok zengin, fakirin çok fakir olduğu toplumlarda kölelik düzenine sonrasında isyanlara dönüş başlar. Güçlü toplum güçlü orta sınıfla olur. e-ticaret küçük sanatkarların küçük üreticilerin emeklerini sokak köşelerinden yol kenarlarından kitlelere taşıyabilir. Dev sermaye ve grupların domine ettiği pazarda orta ve  küçük işletmecilere mevzi kazandırabilir. Küçük girişimcilere fırsat zemini oluşturur.

Doğru denetimle üreticiden tüketiciye doğrudan satış, üreticilerin emeğinin karşılığını almalarını, tüketicilerin uygun fiyatlara ulaşmasını sağlar ve insanları üretime teşvik eder. Bu konuda apple store şahane bir örnek. Serbest yazılımcılar güzel paralar kazanıp kendilerini tanıtırken kullanıcılar çoğu ücretsiz ya da sembolik ücretlerle milyonlarca uygulamaya ulaşma imkanına erişti.

Üretici firmalar kendi web siteleri üzerinden doğrudan tüketicilere satış imkanı buluyor. Bezden pastaların bile yüzlerce liraya kapış edildiği internet camiasında sedef kakmacılar, tel örmeciler, bakırcılar, el yapımı  tahta oyuncakçılar, yüzlerce yıllık geleneklerin unutulmuş mirasçıları kırıntılarından doğacak. Elde dokunan kök boyası kilimler turist avcısılarının elinde fahiş fiyata satılmaktansa   artan talepler ve düşen fiyatlarla birlikte duvarlarımızı süsleyecek. Dallarından toplanıp çuvallarla sıkılan şifalı saf zeytinyağlarına üreticilerinin bereketli ellerinden sahip olabileceğiz. Kitlelere erişme fırsatı bulamamış binlerce kobi dünya arenasına çıkmaya başladı bile.