disticaret.net’te 28 Ocak 2016 tarihinde yayımlanan yazım;

cabsat16

Yazılım Firmalarının Dış Pazarlara Açılmaları İçin 7 Neden 

Rönesans ve sanayi devrimlerini geride bırakan insanlık günümüzde inovasyon devrimini yaşıyor. İyi haber; bu sefer ucundan da olsa yakalamayı başardık.

Ucundan da olsa diyorum çünkü Hindistan 50 milyar dolar* yazılım ihracatı yaparken Türkiye henüz 1 milyar doları* zorluyor. Hindistan’a göre oldukça düşük olsa da 2013’den günümüze 300 milyon dolarlık* artış umut verici. Türkiye’de 16 bin* bilgisayar mühendisi var. Üstelik bu alandaki kalite oranı 7.64* puanla 8.11* puanlık Tayvan’ın çok gerisinde olmadığı gibi 7.12’lik* İtalya ve 6.40’lık* Güney Kore’nin üzerinde. Devletin de konunun öneminin farkında olduğunu gerek kamudaki yazılımlarda yerli oranının arttırılmasından gerekse de özel sektöre yapılan doğrudan ve dolaylı teşviklerle anlıyoruz.

Türkiye’de 2300* yazılım şirketi bulunuyor. Bunlardan 110** civarı ihracat yapıyor. Oran neredeyse %5. Çoğumuzun bildiğinin aksine Türkiye halen dışarıya tam olarak açılamamış bir ülke. Başucumuzdaki Avrupa’da gerçekleşen fuarlarda bile Uzakdoğu’dan, Hindistan’dan, Ortadoğu’dan pek çok insan görürken çok az Türk vatandaşı ile karşılaşıyorum. İstanbul aktarmalı THY uçuşlarında Türk yolcuların neredeyse tamamının İstanbul’da indiğine, dış hatların yabancı yolcularla gerçekleştiğine şahit oluyorum. Manzara şu ki, elimizde un, yağ, şeker var ama birleştirip helva yapan az. Oysa dünya öyle büyük fırsatlarla dolu ki. İşte dış pazara açılmak için 7 neden;

1. Rekabet koşulları

Daha önce iç pazara da çalıştığım için Türkiye’deki çetin rekabet koşullarından haberim var. Fizibilite ile değil “Komşubilite” ile piyasaya girmiş aynı işi yapan firmalar teklif savaşlarında %40-50’lere varan iskontolar yapıp rekabet uğruna kendi kârlılıklarına balta vurabiliyor. Bunların yanında psikolojik yıpranma da cabası. Daha geniş pazarlarda daha farklı yapıdaki müşterilerin bildirimleriyle ürününde farklılık yaratarak kendi nişinin lideri olan bir şirket fiyat odaklı kalmaya ihtiyaç duymaz.

2. Düşük kârlılıktan kurtulma

Bunu rahatlıkla söyleyebilirim; Türk müşterisi dünyanın en pazarlıkçı müşterileri arasında. Üstelik araştırmalara göre müşteri sadakati eskisi gibi değil, daha uygun şartlarda bir tedarikçi bulduğu zaman tereddüt etmeyenlerin oranı artık çok daha fazla. Bu durumu lehine kullanan müşteriler indirimlerini arttırıp vadeleri uzatma eğiliminde. Bu durumsa yazılım firması tarafında düşük kârın yanında nakit akışının sekteye uğramasına sebep olabiliyor. Yurtdışındaki müşterilerinizle pazarlık yaparken çok daha makul taleplerle karşılaşacağınızdan emin olabilirsiniz.

3. Ekonomik krizlere karşı dayanıklılık

Yerli piyasayı kırılganlaştıran pek çok etmen var. Müşteri portföyü dünyanın farklı bölgelerine yayılırsa bölgesel krizlerden kaynaklanan tehditlerden kaynaklanan riskler yayılır. Tıpkı sepet yatırımlar gibi. İnşaat ve imalat sektörümüz coğrafi mesafelerden ötürü Avrupa, Ortadoğu, Ortaasya ve Rusya’ya odaklanmıştı. Yazılım sektöründe bu kısıt çok daha az olduğu için okyanus aşırı pazarlara açılarak içteki ve yakın pazarlardaki krizler de tolere edilebilir.

4. Düzenli para akışı

Türkiye’deki şirketlerin %90’ı KOBİ. Çek ile çalışmayı seven firmalar. Pek çoğu çekle dönüyor. Bazen aynı çek elden ele dolaşıyor. Bir ekonomik dalgalanmada çekinin karşılığını yatıramayan şirket kendisi ile birlikte onlarca şirketi de dalga dalga dibe çekiyor. Kapanan şirket sahiplerinden en çok duyduğum cümle: “Kazancımız iyiydi ama alacaklarımızı tahsil edemedik.” Yurtdışında bizdeki kadar vade kültürü bulunmaması para akışınızı rahatlatacaktır.

5. Hayatta kalmak

Madde boşluk kabul etmiyor. İzole ortamda oluşturulmuş suni dengeler yıkılmaya mahkum. Global pazara girmeyen yazılım firmalarına tavsiyem orta ve uzun vadeli planlarını yaparken mütevazi olmalarıdır. Siz global pazara girmediğiniz zaman, Türkiye pazarına giriş yapan güçlü global firma kendi kurallarını piyasaya dayatıyor, birden yeni kurallara uymak çok kolay değil. Kendi bahçesinde küçük olarak hayatta kalmak mümkün, ta ki büyük balık gelene kadar. Büyük balık olmak içinse fanustan çıkıp okyanusa atlamak gerekli.

Örnek vermek gerekirse, kurumsal fiyatlarla müşterilerinize hizmet veriyorsunuz. Aynı ürünün daha zengin fonksiyonlarla ABD ya da Hindistan menşeili bir firma freemium modelle cloud üzerinden bedava ya da aylık/senelik 50-100$ gibi cüzi rakamlardan başlayarak model model artan fiyatlarla kullanıma sunuyor. Ayrıca bu tür işi yapan açık kaynaklı ücretsiz yazılımlar da çıkmaya başlamış. Son kullanıcının bu firmalardan henüz haberi olmaması belki şans olabilir ama bu durum sürdürülebilir bir durum mu?

6. Teşvik ve muafiyetler

Orta gelir tuzağı geçtiğimiz yıllarda sıkça duyduğumuz bir kavram oldu. Devlet, Türkiye’nin tekstil gibi basit üretimlere bağımlı Meksika, Mısır, Cezayir gibi ülkeler liginden yüksek gelirli ülkeler listesine çıkmasını istiyor. Bunun için Ar&Ge ve ihracat yapan firmalara çeşitli destekler mevcut. Bu paketler Ar&Ge ve portföy genişlemesi için kaldıraç olarak kullanılabilir.

7. Prestij

Bir müşteri adayını düşünelim, iki firma arasında kalmış, biri dünya çapında kanıtlanmış bir firma ve ürün, diğeri de lokal bir ürün. Elbette satın almanın başka birçok parametreleri var ama kimin önde başlayacağı ortada.

Bazı dünya devi yazılım firmalarının yazılım altyapılarını, API’lerini inceleme imkanım oldu. İnanın gözde büyütülecek hiçbirşey yok. Türkiye’de faaliyet gösteren firmaların çok daha iyilerini yapabileceğini rahatlıkla söyleyebilirim. Unutmayalım ki internet bankacılığı alanında pek çok konuda Türk firmaları dünyaya öncü oldu. Hesap ödediğimiz pinli kredi kartı sistemleri bile Türkiye’de geliştirilip daha sonra dünyaya yaygınlaştırıldı. Emin olun biraz özgüven biraz doğru kontaklar biraz da şans ile herşey mümkün.

Referanslar

* YASAD / Doğan Ufuk Güneş

**TÜBİSAD Bilişim Sanayicileri Derneği Pazar Verileri

https://disticaretnet.com/blog/yazilim-firmalarinin-dis-pazarlara-acilmalari-icin-7-neden

Reklamlar

Fatih Dogan Emniyet Genel Mudurlugu

 

Emniyet Genel Müdürlüğü Haberleşme Dairesi Başkanlığı’nın ilkini düzenlediği Görsel Fikirler Semineri bu hafta gerçekleşiyor. 14 Nisan Pazartesi günü gerçekleşen etkinliğe Türkiye’nin dörtbir yanından gelen Haberleşme Daire Başkanları katıldı.

Türksat’tan Uydu Hizmetleri Kurumsal Çözümler Müdürü Fuat Eroğlu ve Hüsamettin Demirci’nin yaptıkları sunumların ardından mensubu bulunduğum Metus Teknoloji adına bir sunum gerçekleştirdim.

Haberleşme Dairesi Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’ne içten misafirperverlikleri için teşekkür ediyor, böylesine güzel bir etkinliği gerçekleştirdikleri için tebrik ediyorum.

“Dünyanın neresinde olursa olsun, kaçınızda konsantrasyon sorunu var?” dediğimde %95’i elini kaldırıyor; elini kaldırmayan %5 ise, zaten beni dinlemeyenlerdir.” *

Yeni bilgiler öğrenirken, faydalı aktiviteler yaparken sizin de sık sık dikkatinizin dağıldığı oluyor mu? Benim sık sık oluyor. Çalışırken Facebook’tan gelen mesajlara baktınız, işe döndükten bir süre sonra twitter’a göz atıp tekrar işinizin başına döndünüz, telefonunuzdan çıkan sesle watsapp’tan gelen mesaja cevap yazdınız. Maildi mesajdı derken gece oldu ve yatmak zorundasınız. Zaman ne çabuk geçti değil mi? Üstelik yapılacak şeyler de yetişmedi.
Bir kitabı saatlerce okuyabilen babalarımız gibi değiliz. Bir dakikadan fazla videoları izlerken bile sıkılan, dizi izlerken aynı anda sosyal medya hesaplarını kontrol eden, aynı anda da göz ucuyla televizyonda olup biteni takip eden Y kuşağıyız. Dikkati tek bir konuda odaklamış bir durumda bulunmak eskisi kadar kolay değil. Bu duruma karşı kendi önlemlerimi almaya karar verdim. Bu konuda kendi verdiğim kararlarımın yanında internet üzerinden okuduğum makalelerden de araştırma yaptım, bunları uygulamaya koyduktan sonra iki saat içinde %50 oranında fark yakaladım. Derlediğim bu bilgileri aşağıda paylaşıyorum;

1.Küçük hedef ve planlar
Bu benim bulduğum basit bir yöntem; Örneğin saat şu anda 20:15, 21:00’a kadar şunu yapacağım ve başka hiç bir şey yapmayacağım şeklinde kendime telkinde bulunuyorum.

2.Aklımıza gelen konu dışı şeyleri not alma
Konsantre olarak çalıştığım süre içinde aklıma başka şeyler gelirse hemen yanımdaki kağıda not alıyor, 21:00’dan sonra da onları yapıyorum. Whatsapp ve gmail facebook vs. den gelen cevaplara bakmıyor, kağıda “mailine bak” şeklinde not alıyor ve odaklanma süremin sonu olan 21:00’de bakıyorum. Çok acil bir şey olsaydı telefon ile ararlardı zaten. Çalışmaya ara verdiğimizde yapacaklarımızı kaydetmemiz önemli, aksi halde o konu zihninizde takılı kalıyor ve sık sık kendi kendine “Sakın unutma” mesajı veriyor.

3.Bölünmeleri ölçümleme
Çalışacağımız süreç aralığını, hedefimizi belirledik ve çalışmaya başladık sonra da dikkatimiz dağıldı. Bu sefer yanımızdaki kağıda bir tik atıyoruz. Buna başladığımda tablonun korkunç olduğunu gördüm. İlk tuttuğum verilerde 45 dakikalık bir çalışmada 8 -10 arasında bölünme yaşamışım. Yani her 4 dakikada bir gidip geliyorum, bu dikkat dağınıklığının iki dakika sürdüğünü varsayarsak %50 verimlilik ile çalıştığım anlamına geliyor. Bunu yapmaya başladıktan iki saat sonra tik sayısının yani bölünmelerin yarı yarıya azaldığını farkettim.

4. Nelerin yapılacağı belli olmalı
Neyi tamamlamak istediğinizden emin olun. Örneğin bir sunum hazırlayacaksanız, hangi bölümleri bitireceğinizi ve bu bölümler için ne kadar zaman ayıracağınızı belirleyin
5.Bir işaretleyici belirleyip onunla çalışmaya dönmek;
Örneğin parmak şıklatmak. Dikkatimiz her dağıldığında parmak şıklatarak konumuza geri dönmek. İş yerinde biraz abes kaçabilir aman dikkat.

6.Ara vermek;
Uzun süreli bir konsantrasyon zor sağlanır. Çalışmaya ara vermek, zihnin dinlenmesi için önemlidir. Yorgun zihin dikkatini toparlayamaz. Bu nedenle ara vererek çalışınız.
7.Alışkanlık kazanma
Dikkati toplayabilmek bir alışkanlık işi. Bulmaca, satranç, kitap okumak gibi etkinlikler bu alışkanlığın kazanılmasında yardımcı etmenler.
8.Şimdide olmak
9. “5 tane daha”
Bir işin ortasındayken sıkılıp vazgeçmek üzereyken “5 tane daha” egzersizine geçin.
Okumaktan sıkıldınız mı, “5 sayfa daha” okuyun. Sınava çalışıyorsunuz ve matematik sorusu çözmekten sıkıldınız “5 matematik sorusu daha” çözün. Çalışmaktan sıkıldınız, “5 dakika daha” çalışın. Bu stratejiyi uygularken zihniniz sıkılma noktasını aşar, zihinsel sabır ve dayanıklılık köprüsü oluşturursunuz. Atletler yoruldukları anda bu hisse yenilmeyip çalışmayı devam ettirerek başarı kazanırlar. Bu yöntem size direnç kazandırır.

10. Kendinizi ödüllendirin.
Bir işe başlamadan önce, bitirdiğinizde kendinizi neyle ödüllendireceğinizi planlayın.

11. Gereksiz faaliyetlerden (kıpırdanmak, el-kol hareketleri) kaçının
Kısa süreli konsantrasyona sahip kişiler fazla hareketli, kıpır kıpır kişilerdir. Eğer onları gözlemlerseniz, otururken el ve kollarını aşırı hareket ettirmek, çevredekilerle konuşmadan duramamak gibi alışkanlıklara sahip olduklarını görürsünüz. Konsantrasyon gücü yüksek kişiler sakin ve dingindir, gereksiz hareket ve davranışlardan sakınırlar. Siz de enerjinizi korumak için gereksiz hareketlerden kaçının; böylece soğukkanlı olursunuz, oto-kontrol mekanizmanız güçlenir, konsantrasyonunuz artar.

12. Beslenme;
Su içmenin motivasyona yardımcı olduğunu internetten öğrendiğim için doğruluğunu bilemiyorum ama odaklı çalışınca insanın sık sık susadığı da bir gerçek.
Konsantrasyonu arttıran gıdalar;
Et, balık ve tavuk
C vitamini içeren besinler ve meyve suları
ceviz, incir, kuru üzüm, balık, badem, fındık (Omega 3)

13. Düzenli egzersiz ve spor;
Düzenli egzersiz ve spor düzenli verimli çalışmaya odaklanmaya ve dinlenmeye yardımcı oluyor.
14. Yan İş;
90 dakikalık bir sürede de arada bir dikkatimiz odaklandığımız işten gidecektir. Sorun değil. 2010′da Cognition adlı bir dergide yayınlanmış bir çalışma ikinci bir yan işin, geri dönüldüğünde ana işe odağı artıdığını buldu. Örneğin, atmanız gereken kısa bir e-mail, kısa bir telefon görüşmesi, 5-10 dakika haberlere bakma geri döndüğünüzde ana işinize odaklanmanıza yardımcı olur. Bu küçük işler çabuk tamamlandıkları için size küçük bir tatmin ve mutluluk yaşatıp önünüzdeki daha zorlayıcı projeye odaklanmanıza yardımcı olur.

15. Hayal Kur
Yorulduğunda sahilde olduğunu hayal et, iş yerindeysen evde kanepede oturup keyif çattığını hayal et ve sonra işinin başına geri dön.

16. Dikkat dağıtan sebepleri bulup önüne geç
Dikkat dağınıklığının en sık nedenleri;
Depresyon ve anksiyete bozuklukları
Zihin yorgunluğu
Bilgisayar oyunları, filmler
Uykusuzluk
Aile içi çatışmalar
Anormal duygular ( Uzun süre görüşülmeyen birisiyle karşılaşılma vs.)

17. Konsantrasyon egzersizleri;
Internette farklı konsantrasyon egzersizleri mevcut, bulduğum bir kaç tanesini aşağıya alıntıladım, daha fazlası için siz de araştırma yapabilirsiniz.
a) Beyaz bir sayfa kağıdın tam ortasına kalemle belirgin bir nokta çizin. Bu sayfayı yaklaşık 2 metre uzağa tam göz hizanıza asın. Sayfa göz hizasının ne altında ne de üstünde olmalı. Bu noktaya 3-5 dakika bakın ve her türlü düşünceyi silip sadece o noktayı düşünün. İlk başlarda bunda zorlanabilirsiniz ama belli bir süre sonra konsantrasyonunuzun keskinleştiğini ve güçlendiğini fark edeceksiniz.. Konsantrasyon beynin bir silme faaliyetidir. Bu nedenle beynin silme özelliğini güçlendirmek için ve aynı zamanda şimdide olma bilinicinizi artırmak için bu tekniği her gün uygulamanızı öneririm.
b) Yana yatık “8” işareti yapın. Bu, bir şeye odaklanmak istediğiniz her an kullanabileceğiniz basit bir egzersiz. Bir tahtaya ya da bir duvara astığnız büyük bir kağıda yatık 8 rakamı (sonsuz işareti) çizin. Önce sağ elinizle, sonra sol elinizle aynı anda. Kağıdınız yoksa, bu işlemi havada parmaklarınızla da yapabilirsiniz. Önce büyük sonsuz işaretleri yapın, sonra bu işaretleri giderek küçültün. Şimdi konsantre olmanız gereken işe başlamaya hazırsınız.

*Tony Buzan

Kaynakça:
Milli Eğitim Bakanlığı Dökümanları
Nasıl Konsantre OlabiliriZ | izafet.net
http://www.kigem.com/basariya-konsantre-olmak.html
pavlovspartner.com/dikkati-toplama-teknikleri/#

IMAG0556


Dubai’deki değerli bayimiz Madiacast’ın daveti üzerine  Dubai Cabsat 2014 fuarına katılım sağladık ve dört

Burjal Khalipha

Burjal Khalipha

günümüzü Dubai’de geçirdik. Gündüz fuar alanındaki görüşmelerimizin yanında akşam saatlerinde sektörden dostlarımızın çeşitli davetleri ile değerlendirdik.

Dubai’ye eskiden vize yoktu diye biliyorum. Vize prosedürü arttırılsa da yine de zor sayılmaz. Emirates Hava Yolları artık vize vermiyor. Üçüncü bir şirketten almak gerekiyor adresi burada;  http://dubaivisa.net/ Vize başvurularını mail yolu ile de kabul ediyorlar. Benimki iki günde çıktı ama ortalaması bir hafta. Sharjah Palace Hotel’de ikamet ettik, Dubai’ye biraz mafesi olması ve havuzunun küçüklüğü dışında oldukça güzel bir oteldi kalacaklar için tavsiye ederim.

CABSAT Fuarı

Fuar alanı beklediğimden daha sakindi. Yine de  gittiğimize fazlasıyla değdi diyebilirim, Ortadoğu pazarında önemli temaslarda bulunduk, tanıdıklarımızla ilişki tazeledik ve güçlendirdik. Sonuçta bir Türk firması olarak dünyanın pek çok ülkesinden rakiplerimiz var ve bu pazarları boş bırakırsak Fransızların ya da Hintlilerin doldurması çok zor değil.  Gelenlerin konuşmalarına bakılırsa Irak’ın da toparlamaya başladığını gözlemledim.

Dubai Mall Aqua Park

Dubai Mall Aqua Park

Dubai oldukça kozmopolit bir yer. İnsanların neredeyse tamamı mutlu görünüyor. Çöpçüler hariç somurtan insan  görmedim. Alt seviyelerde çalışmak için gelenler arasında en kalabalık olanlar Çin  ve Hint kökenli ama Bangladeş’inden Filipinlere kadar herkes mevcut.  Örneğin  bayimiz Mediacast çalışanları arasında, Hindistan, Filipinler, Çin, Filistin, İngiltere ve Lübnan’dan gelen çalışanları ile tanıştım ki daha benim tanışmadığım 55 çalışanları var. Çok farklı iklimlerden kültürlerden gelen insanlar bir arada uyum içinde çalışıyor ve herkes mutlu.  Ücretler  tamamen serbest piyasa koşullarına göre kurulmuş durumda ki bence çok doğru bir sistem. Bir garsonun 350 $ ortalama maaşı varken, elektrik teknisyeninin 3500 $  aylık maaşı olabiliyor, beyaz yakalılara mühendislere vs. gidildikçe de maaş artarak devam ediyor. Arada uçurum var ama sonuçta on tane garson birleşse o teknisyenin yaptığı için yapamaz. Garsonlar da hallerinden memnun görünüyor. Geldikleri ülkelere göre değerlendirdiklerinde oldukça yüksek bir gelir onlar için de.

Gezilecek Yerler

Dubai’yi gezmeye fazla fırsatımız olmasa da; Fujairah’daki  Dubai Marine Beach Resort oldukça şık ve güzel bir tesisti.  Dubai Mall’a gidilmesini tavsiye ederim, tamamını gezmedim ama

Emirates Mall Defile

Emirates Mall Defile

sanırım  Cevahir AVM’den bir kaç kat daha büyük. (Dünyanın en büyük AVMsiymiş zaten) Oldukça büyük ve güzel bir akvaryumu var. Öyle ki farklı katlarda bir yandan alışveriş yapıp bir yandan  akvaryumu izleyebiliyorsunuz.

Dubai Mall’a yürüme mesafesinde yakınlıkta dünyanın en yüksek binası Burj Al Khalifa var. Kişi başı 120 tl vererek 160 katlı bu binanın en son katına çıkabilirsiniz.

Bir diğer gözde alışveriş merkezi ise Burj-al Arab’a  daha yakın olan Emirates Mall. Dubai Mall kadar büyük değil ama moda ile daha iç içe bir yer. Dünyaca ünlü ve daha üst segmente hitab eden moda ve kozmetik markalarının mağazaları burada daha yoğun. Burada bir moda markasının defilesine de rastladım.

Dubai Mall’daki devasa akvaryuma nazire yaparcasına Emirates Mall’da da yapay kayak pisti mevcut. Teleferikle tepeye tırmanıp kayak yapabiliyorsunuz.  Turistler açısından çok gözde bir diğer mekan ise Meditü-l Fujairah. Meşhur 7 yıldızlı Burjal Arab’ın hemen yanında olan bu mekan bir nevi modern kapalı çarşı. Turistik mağazalar var, fiyatları da aynı şekilde turistik. İçerisinde yapay bir göl   ve  etrafında kafeler de mevcut.

Emirates Mall Otopark

Emirates Mall Otopark

Ulaşım;

Dubai’ye vardığımızde, havaalanından taksi ile otele geçtik.

Otelimiz Sharjah’taydı. Taksimetreler km başı 1,7 dirhem (yaklaşık 1 tl) yazıyor. Havalimanından bindiyseniz 20 dirhem (12 tl) vergi veriyor ve Dubai’den Sharjah’a geçiyorsanız (vice versa)  20 dirhem daha taksimetreye otomatik olarak ekliyor. Havalimanı değil de normal bir yerden bindiyseniz taksimetre 20 yerine 3 Dirhem’den açılıyor. Bunun yanında paralı yollardan geçildiyse onların ücreti de taksimetreye ekleniyor. Takside dikkatli olunmalı, genel anlamda bir sıkıntı yaşamadık ama bindiğimiz taksilerden biri 20 km’lik yolu Emirates Road’dan dolaştırıp 40 km’de getirdi. Karşı çıktık ama  “Ben burada çalışanım, benim taksim değil” şeklinde yoğun

Emirates Mall Kayak Pisti

Emirates Mall Kayak Pisti

bir duygu sömürüsü yapınca fazla da zorlamadık. Orada taksi şoförleri çalışan. Taksiler Dubai Emirine (kırmızı çizgili olanlar) ya da onların imtiyaz verdiği özel şirketlere ait. Taksiciler orada çalışan ama ortalama 2.000 – 3.000 TL aylık gelirleri var. Bu arada gidecekler için tüyo olarak söyleyeyim, sedan araçlar normal taksiyken, daha büyük hatch back araçlar biraz daha pahalı yazıyor.

Toplu taşımayı fazla kullanmadık, bir sefer metroya bindik.  Oradaki sistem bizdekinden farklı, bileti alırken ineceğin yeri söylüyorsun, hem bindiğinde hem indiğinde bileti okutuyorsun. Eğer daha uzak bir yere gitmişsen metrodan çıkamıyorsun. Biraz saçma. Zaten

Dubai Metro Durağı

Dubai Metro Durağı

metro tramvay hızında gidiyor, yerin altına da inmiyor. Yine de istasyonlar temiz. Metro duraklarının mimarisi de dışarıdan uzay gemilerini andırıyor. Metro istasyonlarında mobil uygulamalara önem vermeleri de hoş bir ayrıntı.  Otobüse binmeye bir kere niyetlendik deneyim için, onda da kalabalıktan cesaret edemedik yine taksiye yöneldik.

Genel olarak insan yaşamına uygun bir şehir Dubai. Yayalar da düşünülmüş, otobüs durakları klimalı, üst geçitlerde merdiven yerine asansör var. Ama şehirde yürünecek doğru düzgün yaya ya da bisiklet yolu yok. Tamamen otomobili olanlara göre dizayn edilmiş bir şehir. Dört gün boyunca avm/ çarşı vs. haricinde  yolda yürüyen insan görmedim desem abartmış olmam. Şehir içinde kilometrelerce  yol

Klimalı Otobüs Durağı

Klimalı Otobüs Durağı

gidiyorsunuz ama bir tane yayaya rastlayamıyorsunuz. Onlarca kişi sıraya giriyor ve taksi kuyruğu oluşturuyor.  Taksiler yirmişer yirmişer sıraya giriyor ve sanki Formula 1 etap başlangıcı gibi aynı anda kalkıyorlar.

Otomobiller ise genelde Türkiye’de nadiren ya da hiç göremediğimiz lüks araçlar ya da bizdeki markaların üst segment arabaları. Petrol sudan gerçek anlamda daha ucuz olduğu için genelde jeeplere biniliyor. Dubai’de vergi olmadığı için otomobil fiyatları da uygun. 100.000 TL’ye bir  Explorer  Jeep alabiliyorsunuz mesela. Türkiye’de o parayla WW Polo alınıyor dediğimde ise oldukça şaşırdı karşımdaki.

Yeme- İçme

Dubai kozmopolit bir yer olduğu için çeşitleri de çok gelişmiş. Çin, Hint, Thai mutfakları en yaygın restoranlar arasında.

Kahvaltı ve yemeklerde ananas sıklıkla bulunuyor. Sosisleri sanırım bizdeki gibi saçma sapan şeyler yerine et koydukları için güzel. Quill dedikleri, bizdeki

Artırılmış Gerçeklik Uygulaması

Artırılmış Gerçeklik Uygulaması

bıldırcın’a tekabül eden kuşun ızgara yapılarak verildiğini gördüm, yerel bir tat ama yağsız ve çok kemikli olduğu için tavsiye etmem. Kebap ve döner veren pek bir yer göremedim, açılırsa bence oldukça iş yapar.

Bunların yanında gıda pahalı bir şey Dubai’de. Örneğin Carrefour’da bildiğimiz kirazın kilosu 100 tl.  Deniz ürünleri nispeten daha ucuz. Özellikle de Basra Körfesinde tutulan yerli balıkların fiyatları. Örneğin çok kaliteli bir somon balığınının kilosunu 20-30 tl’ye bulabiliyorsunuz.

Teknoloji;

Dubai’de pek çok mobil uygulama reklamına, artırılmış gerçeklik uygulamalarına rasladım. Teknolojiye ilgili
olmalarını görmek oldukça güzel. Bölgenin televizyonlarını izleyince ilk dikkatimi çeken ismini bilmediğim bir Türk dizisi ve  Kenan İmirzalıoğlu ile karşılaşmam oldu. Yerel televizyon yapımlarındaki oyunculukları gördükten sonra Türk dizilerinin neden bu kadar tuttuğunu anlamak güç değil. Flash tv’deki sarı bıyıklı adam bile burada en iyi erkek oyuncu oskarını alır.

Dubai’de kendi adıma oldukça verimli bir kaç gün geçirdim. Misafirperverlikleri için Mediacast ailesine teşekkür
Dubai Ulaşım Uygulamasıediyorum.

Şeyh Maktum'lu Iphone Kapakları

Şeyh Maktum’lu Iphone Kapakları Oldukça Popüler

2013 yılında, eticaret hacmi bir önceki yıla oranla % 30 artarken geçtiğimiz yılda olduğu gibi pek çok yatırımlar, birleşmeler ve kapanmalarla geçti. türkiye’deki internet kullanıcı sayısı da benzer oranda arttı. Kendi gözlemlerime baktığımda eticaret’in farkına varmış imalatçıların çok güzel sonuçlarla karşılaştığına şahit oldum. Anadolu’nun pek çok yerinde bu kalkınmayı gördüğüm için kendi adıma mutluyum. Bunların yanında ortak pazar alanlarına bilhassa gittigidiyor.com ‘a tüketici talebinin arttığı bir yıl oldu.

Gözüme çarpan, Türkiye eticareti için önemli olduğunu düşündüğüm olaylar;

N11.com açıldı

Doğuş Grubu ve Koreli Sk Group’un ortak projesi N11.com ‘un açılışı kuşkusuz geçtiğimiz yıl Türkiye’de gerçekleşen en önemli eticaret  olaylarından biriydi. Söylendiye göre n11.com,  500 milyon Doğuş ve 500 milyon Sk Group olmak üzere 1 milyar dolar sermaye ile kuruldu.

Kurulduğu Mart ayından yıl sonuna kadar 185 personel, 7.000 mağaza,  240.000.000 TL ticaret hacmine, 5.000.000 aylık ziyaretçiye ulaştı. İletişimde olduğum pek çok eticaret firmasından n11 hakkında aldığım dönüşler ise ilk başlarda biraz serin olsa da satışlarının artarak güzel gittiği yönünde. gittigidiyor.com trafiği ve dönüşlerine ulaşmasına ise oldukça zaman var diyebiliriz.

Yatırımlar & Birleşmeler
akakce.com’a Japon Yatırımı;
Japon Netprice Grubu, akakce.com’un %20’sini satın aldı. Bunun karşılığında 5.000.000$ ‘ı akakce.com kasasına koyduğu düşünülüyor.

sadecehosting
Yerli hosting ve datacenter firması sadecehosting, İngiliz Telecity Group tarafından 38.000.000 $ bedel ile satın alındı.

idefix’e d&r çengeli
D&r,  idefix’i 11.500.000 TL ‘ye satın aldı. Idefix’in 2012 net satışı 24.000.000 TL ‘ydi.

Aslanoba Yatırımlarıaslanoba logo
Geçtiğimiz yıl eticaret sektöründe  adından en çok söz ettiren kişilerin başında Erikli Su eski CEO’su Hasan Aslanoba geldi dersem sanırım abartmış olmam.
39 farklı farklı şirkete 35 milyon $ yatırıma imza atan Aslanoba’nın yatırım yaptığı projelerin bir kısmı;
etohum, ehil.com, , modanisa, infodif, bitaksi, tasit.com,  fit&color, onlinemarket, sopsy, guvenrehberi, lilakutu, idemama, hazinem.com, dugun.com, cloudarena, buldumbuldum.com, mailmag, ininal, vivense, metrekare, hemenkiralik, firsatbufirsat, incir, alwaysfashion, tablet seminerler, bony, anymeeting

 

TTNet’ten eticaret Atakları

Martı ayında okacabukaca.com ile fiyat karşılaştırma sitesi alanına giren TTNET, aynı anda ttnetcarsi.com.tr ‘den kendi ürünlerinin eticaretine başladı.

Ekim ayında tanıtılan Tivibu Çarşı ise, akıllı televizyon üzerinden konum bazlı online alışveriş fırsatı sunuyor.

Televizyon Reklamı Furyası
n11.com, Doğuş Grubu’nun medya olanaklarını reklam alanında kullandığı gibi, program içerikleriyle de n11 tedarikçileriyle ropörtaja kadar fazlasıyla besledi. Doğan Holding’in Online’da amiral gemisi hepsiburada.com’un buna cevabı Gülben Ergen ve Fatih Terim’li reklamlarıyla geldi. n11’in bu ünlülere cevabı Sergen Yalçın’lı reklamı ile oldu.

2013’te benim favorim ise akakce.com reklamlarıydı;

Yemeksepeti’nin Yurdışı Hamleleri

Suudi Arabistan ve Lübnan’da hizmet vermeye başlayan yemeksepeti, Yunanistan’da faaliyet gösteren Clickdelivery.gr‘yi 3.000.000 £ karşılığında satın aldı.

Ve kapanmalar…
2012’de olduğu gibi 2013’te de büyük ölçekli kapanmalar oldu.

Daybuyday ve Yenicarsim
2012’de olduğu gibi 2013 de kapanmaların yaşandığı bir yıl oldu. daybuyday ve yenicarsim.com ‘u kapatan Doğan Online kapanmalarda başı çeken isimlerden.  daybuyday.com, Cem Hakko ve hepsiburada.com’un ortaklaşa başlattığı bir projeydi.

Vipdukkan.com
2011’de ePlanet Capital tarafından 5.000.000 $ yatırım almış olan vipdukkan,  sektörün içinde bulunduğu rekabet koşullarından ötürü kapanma kararı aldı. Beni korkutan ise vipdukkan.com kurucu ortaklarından Oğuz Şenol’un bir çok şirketin borçlar ve yatırımlar ile ayakta durabildiklerini açıklamasıydı. Eğer doğru ise 2014’te de pek çok yeni kapanışa şahit olacağımız anlamına gelyor.

Gimora.com
Geçtiğimiz yıl Aksoy İnternet Ventures ‘dan yatırım almış olan gimora, şaşırtıcı bir hızla 2013 Mart ayında kapandığını duyurdu.

 

Kobimaster endeavor

Kobimaster

Geçtiğimiz haftalarda, Ben Rooney’in Wall Street Journal’da Türkiye ile ilgili yayımladığı yazıyı okudum.
Ben Rooney;
“Akdeniz kıyısında yapılan Startup Konferansında, içten içe şu söyleniyordu; artık daha az konuşma, daha çok hareket lazım. Her ülkede bir ulusal şampiyon gerekli, Finlandiya’nın Rovio’su var (Angry Bird’ün yaratıcısı şirket), İsveç’in Spotify’ı var. Ya Türkiye’nin nesi var?” diyordu.

Bu sorunun yankısı bitmeden güzel haber Atina’dan geldi. 11-13 Mart tarihleri arasında Atina’da düzenlenen Uluslararası Endeavour Panelinde Kobimaster Girişimci Firma seçildi.

Kobimaster, e-ticaret yapan firmalara gerekli e-ticaret siteleri ve otomasyon / entegrasyon altyapıları sağlayan, Armain Technology tarafından geliştirilen bir yazılım.

Endevaour, uluslararası sermayedarlardan oluşan bir girişimci ağı. Düzenlediği organizasyonlar ile seçtiği girişimleri ağına dahil ederek üye girişimciler ile sektörün önde gelen duayen ve yatırımcıları arasında danışmanlık, networking ve finansal köprüler kuruyor.

Kobimaster, dünyanın en gelişmiş yazılım altyapılarından biri olduğunu ispatlamış bir ürün.
Bu koşullar altında uluslararası bir mentor desteği ile Kobimaster’ın dünyada büyük başarı sağlayacağını düşünüyorum. Third party yazılımlarla ve global/yerel ortaklarla güçlendirilebilecek webservis yapısı şu anda bile mevcut. Özellikler anlamında ise yurtdışında bile yeni kullanılmaya başlayan eticaret trendlerini kullanıcılarına sunan bir yazılım. Türkiye’de kendi sektöründe başvuran diğer firmalar olmasına rağmen sadece Kobimaster’ın seçilmesinde bu etmenlerin payı olduğunu düşünüyorum.

Dünyaca çapındaki e-ticaret sitelerinde bir Türk şirketinin imzasını görmek sizi de gururlandırmaz mı?

2012 Türkiye e-ticareti için konsolidasyon yılı oldu diyebilirim. Ana başlıklarda ise satın almalar, kapanmalar ve grupların e-ticaret projeleri oldu.  Pek çok proje yatırım ve cirolarını katlarken  pazardan büyük çekilmeler de yaşandı. 2012 Türkiyesinde  kaydadeğer bulduğum 9 e-ticaret olayı kronolojik sırayla aşağıda;

klikSA kliksa

Sabancı Holding 2012’ye KlikSA ismindeki iddialı eticaret sitesi ile girdi. Aslında Sabancı, teknosa.com.tr ileyıllardır internet satışının içindeydi ama klikSA ile yeni bir soluk yakalamayı hedeflediler. klikSA.com, ilk 3 yıllık hedefini 1 milyar dolar olarak açıklamış olsa da diğer holdinglerin internet iştiraklerine göre mütevazi kaldığını düşünüyorum. Bunda site alt yapısı ve tasarımının amatör bulmamın da payı da var. Sitenin bir yılını doldurmadan site tasarımını değiştirmesi de bunun kanıtı. Umarım ilerleyen günlerde Sabancı Grubu daha isabetli bir vizyonla e-ticaret pastasından hakettiği payı alır. epttavmcom_1337353473

e-ticaret’e 3. boyutu devlet getirdi; ePttAVM
3 boyutlu sanal mağazacılığı Türkiye’de başlatanın devlet olacağını tahmin edemezdim açıkçası. Kobimaster işbirliği ile devam eden projede kobilerin ptt güvence ve lojistiği ile eticarete teşvik edilmesi uzun vadede ise ihracata katkıda bulunması hedefleniyor.  2013 itibariyle mağaza ve ziyaretçi içeriği hızla artıyor.

evidea.com Tiger Capital’den yatırım aldıevidea
İlk tur yatırımını Alibaba.com’un yatırımcılarından Tiger Capital’den almış olan evidea.com, ikinci turda da aynı fondan 1.000.000 $ ‘lık yatırım alarak değerini 10.000.000 $ ‘ın üzerine çekti. 2013 yılına kadar yıllardır Kobimaster yazılım altyapısını kullanan evidea.com bu alanda ilk değil. Kobimaster altyapılarını kullanmış olan gimora.com Aksoy Internet Ventures’dan, balerin.com ise 212 Capital Partners’dan yatırım aldı.

BKM Expressbkmexpress
Bankalar Arası Kart Merkezi, dijital cüzdan, banka ve kredi kartlarını bir araya toplayarak kendi ödeme sistemini çıkardı. Bu sistem sayesinde tüketiciler kredi kartı bilgilerinin tamamını değil bir kısmını siteye giriyorlar ve bankadaki kaydından telefon numarasına güvenlik şifresi otomatik olarak gidiyor. Kobimaster entegratörlüğünde başlayan bu proje tv reklamlarının da etkisiyle 2012’nin en çok konuşulan eticaret konularından biri oldu.

Lidyana’ya Rusya’dan Yatırımlidyana
Aralık 2011’de kurulan, futbolcu Arda Turan’ın ortaklığıyla gündeme gelen lidyana.com, Yandex’in de yatırımcılarından olan ru-net’ten yatırım alarak değerini 10.000.000$’ın üzerine çıkaran bir diğer eticaret girişimi oldu.

Rocket Internet Türkiye Pazarına Hızlı Girdi / Hızlı Çıktı
Dünya çapında agresif stratejileriyle bilinen Rocket Internet, 2012 başında sporena.com, evimister.com, zidaya.com, namshi.com, eleseri.com , westwing.com.tr gibi sitelerle Türkiye pazarına girerek kısa sürede piyasadan iki katı bedellerle transfer ettiği 400 çalışana ulaştı. Ağustos ayında Türkiye operasyonunu aniden kapatan Rocket Internet’in çıkışı iflastan deği, Türkiye pazarında “yeterli karlılığı” bulamamasından kaynaklandı.
yemeksepeti

Yemek Sepeti’ne 44.000.000 $ yatırım

Facebook’un da yatırımcılığını yapan General Atlantic yatırım fonu, yemeksepeti.com’un azınlık hisseleri için 44.000.000 $ yatırım yaptı.

Pabbuc.com kapandıpabbuc
Türkiye e-ticaretinin ayakkabı dikeyindeki ilk temsilcisi olan pabbuc.com ani bir kararla hizmetlerini durdurduğunu açıklayarak herkesi şoke etti. Pabbuç, 2012 başında iki yıl ardarda %500 büyüme sağladığını açıklamıştı.

Doğan Online Yatırımları
2012’ye altincicadde.com ‘u açarak hızlı başlayan Doğan Online, Mart ayında evmanya.com’u satın aldı. 2012’nin son haftasında, Türkiye’nin en eski e-ticaret şirketlerinden idefix’i satın aldı.

 

Facebook, dünyanın en büyük perakende alışveriş sitesi olma hedefinde başarısız oldu ve günden güne uzaklaşıyor. Satış tarafındanki son stratejisinin mahalli iş ortaklarından kampanya kodları üzerinden komisyon almak olduğunu da göz önüne alırsak bunun kabullenildiğini anlayabiliriz. Facebook’un bizzat hayal kırıklığıyla çıktığı bu süreçten, facebook’ta mağaza açan dev firmaların da hüsranla çıktığını, facebook mağazalarını birer birer kapattığını görüyoruz malesef.

Gap, J.C. Penney, Nordstrom ve GameStop gibi markalar büyük ümitlerle facebook üzerinden açtıkları mağazaları ilgi göremeyince kapattılar.Firmaları teşvik eden ise milyonlarca facebook takipçileri oldu. Örneğin GameStop’un facebookta 3.500.000 hayranı, GameStop facebook mağazasını 6 ay ayakta tutabildi. Facebook mağazasını ilk açanlardan Max Factor’un facebook mağazasına ise günlerdir ulaşamıyorum. Sanırım onlar da sessiz sedasız kapattılar. 1.000.000’dan fazla facebook hayranı olan 1 Kadın 1 Erkek dizisinin facebook mağazasında da aynı durum geçerli.

Facebook Store neden tutmadı?

Facebook’tan David Firsch’in söylediği gibi, Facebook insanların arkadaşları ile birlikte vakit geçirmekten ve paylaşımlarda
bulunmaktan keyif aldıkları bir mecra. Bu durumdaki kullanıcılara geleneksel yöntemler ile bir şeyler satmaya çalışmak da hiç
kolay değil. Bana kalırsa php altyapısının internet satış sitesi için biçilmiş kaftan olmaması, facebook mağazalarının yavaş olması, uzun bekleme süreleri, önceden alınan uygulama izinleri, framelerin kayması, browserı kasması gibi sebeplerin de bunda payı var.
Türkiye’de facebook mağazacılığı;
Türkiye’de Facebook Mağazacılığı kavramını yaygınlaştıranlar, facebook store ve fcommerce gibi buzzwordlerin moda rüzgarlarını paraya çevirmek isteyen bazı eticaret site sağlayıcı firmalar oldu. Bu firmalar kolaya kaçarak Facebook Apileri ve Open Graph Protocol bile kullanmadan, sadece facebook sayfasındaki ürünlerden eticaret sitelerine link vererek facebook mağazası açtıklarını iddia ettiler. Zaten hiç bir facebook mağazası açmaya gerek kalmadan firma hayran sayfasından da bu işlem yapılabildiği için sektör dışında, çok da bilgisi olmayan insanları hatalı bir şekilde yönlendirmekten öteye geçebildiğini düşünmüyorum. Aynı mantıkla gidersek  fotoğraftakine de gayet güzel bir facebook store diyebiliriz:)

Sonuç olarak; mevcut online mağazalarının aynısını bir Facebook uygulaması haline getirmenin bir çözüm olmadığı artık açıkça görülebiliyor. Uzmanlar ve bu işi bizzat yapanlar bunu paranın ve zamanın çöpe atılması olduğunu dile getiriyor. Yani facebook ve diğer sosyal medya araçlarını doğru bir şekilde kullanıp eticaret sitemizin trafiğini ve prestijini arttırmaya devam.

 Beta Küresel Satış Müdürü sayın Ümit Ünker, Sun Plaza’da oldukça keyifli bir networking etkinliği düzenledi. Etkinlikte Beta Küresel COO’su Fatih Özen’in dijital pazarlama ile ilgili tablet bir semineri vardı. Bu güzel etkinlik ve seminerden ötürü her ikisine de teşekkür ediyor, dijital pazarlamanın “abece”si ve adımları maiyetindeki bu seminerde tuttuğum notları buradan paylaşıyorum;

 DİJİTAL PAZARLAMA ADIMLARI

1-ACQUİRE (ELDE ETMEK) Faaliyetleri;
SEO
PPC ARAMA MOTORU REKLAMLARI
EMAİL PAZARLAMA
SOSYAL MEDYA PAZARLAMASI
GELİR ORTAKLIĞI (AFFİLİATE MARKETİNG)
İNTERAKTİF KARŞILAŞTIRMA
REKLAM ORTAKLIĞI
2-CONVERT (KAZANMAK)
Kullanılabilirlik ve erişilebilirlik; müşteri tipine göre kişiselleştirme, ödeme seçenekleri fazlalığı gibi optimizasyonlar,

Müşteri karar destek mekanizması
İçerik yönetimi
Müşteri segmentlerini belirleme kişiselleştirme ve hedefleme
Ödeme seçenekleri
Siteiçi arama özelliği

3-MEASURE & OPTİMİZE (ölç ve uygun hale getir)
web analytics
site başarı kriterlerinin rakiplerin kriterleriyle karşılaştırılması
online panel ve anketler
a/b test, çok değişkenli test

4-RETAİN & GROW (mevcutu koru ve büyü)

mevcut müşteri memnuniyeti
iyi müşteri hizmeti sunma
email marketing
dinamik fiyatlandırma stratejileri
kişiselleştirme
gruplar oluşturma

Mobil bazlı faaliyetler;

Mobil pazarlama
sms/mms
mobil kuponlar
mobil siteler
mobil oyunlar
mobil uygulamalar
konum bazlı servisler
mobil ticaret
mobil search
qr kod

 

Elbette bu faaliyetlerin her biri birer yazı konusu, ama “to do list” şeklindeki bu özet, girişimciler için bir kontrol listesi olmalı.

Müşteri sadakati, firmalar için giderek artan bir öneme sahip. Peki markalar nasıl sadık takipçiler edinebilir? Zendesk’in yeni infografiği açıklıyor;

İnfografiğe göre, “Bir markaya sadakatinizi ne sağlar?”ın en önemli cevapları kalite ve satış sonrası servis. Ardından %50 ile Fiyat, %45 ile Kolaylık ve %15 ile Sosyal sorumluluğa bağlılık geliyor.

Müşterileri sadakatini kazanmak için en iyi yol ise zamanında verilen servis. Ardından %20 ile indirim, geri dönüş ve gönderilerle müşteriyi ödüllendirmek geliyor.

Detaylar için infografiğin üzerine tıklayabilirsiniz!